Bir toplumun nasıl bir gelecek vaat ettiğini ve nereye evrileceğini belirleyen en önemli güç sahip olduğu gençlik olgusudur. Genç jenerasyon hem geçmiş hem de gelecek kodlarını kendi bağrında taşıyan en dinamik ve potansiyeli yüksek temsil gücüdür. O halde bir toplumun niteliksel ölçüsü o toplumu temsil eden gençliğin sahip olduğu değerler bütünüdür. Genç nesil bir toplumun geçmiş ve gelecek arasındaki köprüsüdür. Geçmişin mirasını koruduğu gibi geleceğin toplumunun da hem hazırlayıcı hem de inşa gücüdür.
Bu tarihsel hakikat bağlamında yurtsever Kürt gençliğini ve sorumluluklarını ele alacak olursak;
Kürdistan’da son 50 yıldır soluk soluğa bir devrim mücadelesi yürütüldü. Gençlik hareketi bu devrimin öncüsü ve en dinamik temsil gücü olmuştur. Tarihsel anlamda Kürdistan gençliği bu büyük devrimci mirasın hem taşıyıcısı hem de temsilcisidir.
Dünya çapınca gençlik öncülüğünde gelişen 68 kuşağının en çarpıcı ve görkemli temsiliyeti hiç kuşkusuz Kürt özgürlük hareketi şahsında olmuştur. PKK bir gençlik hareketidir. Ve Kürdistan gençliğinin tarihe karşı bir müdahalesi, aynı zamanda bir isyan ve itiraz hareketidir. PKK tarihe şunu kanıtladı, bir toplumun gençliği iradeli ve bilinçli olursa o toplumun kaderini değiştirebilir. 50 yıl boyunca gençliğin saf ve fedaice ruhu PKK mücadelesinde temsil edilmiş ve büyük bir devrimci irade ve kültüre dönüşmüştür.
Önder Apo’nun yeni strateji ve paradigması doğrultusunda özgürlük hareketi yeni mücadele dönemine girerken yurtsever Kürt gençliği açısından da yeniden bir tarihsel rol ve misyonun sorumluluğunu üstlenme anlamını taşıyor. Önder Apo’nun genç başladık genç bitireceğiz belirlemesi özgürlük hareketinin ruhunu ve diyalektik gerçekliğini ifade ediyor. Bu tarihsel diyalektik gençlik öncüsü Ali Çiçek ile başlayıp, Şehit Asya ve Rojgerlerle 50 yıl boyunca devam etmiştir. Yeni bir mücadele dönemine girerken bu ruh felsefeyi çağın koşulları ve mücadelesine uygun hale getirip yaşatmak her yurtsever Kürt gencinin tarihsel vicdani ve ahlaki görevi olmaktadır.
Yeni mücadele dönemine Önder APO demokratik toplum stratejisi biçiminde ifade etti. Bu perspektif doğrultusunda yurtsever Kürdistan gençliğinin temel görev ve sorumlulukları neler olmalıdır.
Demokratik toplum paradigmasında toplumsal savunma stratejik mücadele yöntemidir. Gençlik ise bu mücadelenin öznesi ve öncü gücüdür. Her şeyden önce 50 yıllık devrimci mirastan büyük dersler çıkarıp bu miras ve tarihin ışığında özgürlüğümüzü ve değerlerimizi koruma altına alma ve büyütme süreci olarak ele alacağız. Kürdistan özgürlük hareketi bizlere büyük ahlaki ve kültürel miras bırakmıştır. Bu değerlere ve şehitlerimizin mirasına nasıl sahip çıkıp ve temsil edilmelidir sorusu yurtsever Kürdistan gençliği açısından en yakıcı soru ve görev olmalıdır.
Demokratik toplum stratejisinde öz savunma her şeyden evvel toplumsal irade ve örgütlülük esasına dayalıdır. 50 yıl boyunca halk savunması silahlı, ideolojik ve politik olarak içi içe olmuştur. Silahlı savunma daha çok öne çıkmış olsa da esas olarak PKK bir moral ve ideolojik ahlak hareketidir. Gelinen aşamada ise ideolojik, kültürel ve öz savunma belirleyici olacaktır. Bu anlamda savunma toplumsal olmak zorundadır. Toplumsal yaşamın her alanı örgütlendirilip savunma mekanizmaları oluşturularak toplumun ve bireyin öz savunmanın hem özne hem de aktif gücü haline getirebiliriz. Önder APO bu savunma stratejisini esas olarak 5. Savunmasında tüm detaylarıyla hem teorik hem de perspektif olarak önümüze koymuştur. Bize düşen bunu pratikleştirmektir.
Toplumsal öz savunma her şeyden önce toplumu her alanda dinamik biçimde harekete geçirip, örgütlemekle mümkündür.
Önder APO komünal örgütlenmeyi bu yeni dönemin en önemli görevi olarak önümüze koydu. Bu anlamda toplumsal öz savunmanın en önemli mevzileri komünal olacaktır. Gençlik komün örgütleme çalışmalarına öncülük yapabilmelidir. Komün ve öz savunma çalışmaları iç içe ve birbirini tamamlayan çalışmalar olarak ele alınmalıdır.
Toplumsal yaşamın tüm boyutlarını örgütlü hale getirmiş bir halk en sağlam ve nihai öz savunmasını sağlamış demektir.
Öz savunmanın inşası Önder Apo’nun savunmalarında boyutlar halinde ortaya koyduğu alanlardan başlayarak adım adım gitmeliyiz. Kültürel, sosyal, ekonomik, politik ve ideolojik alanlardan başlayarak öz savunma mekanizmalarımızı tolumun her alanında inşa edip yeni dönem mücadelesine yurtsever Kürt gençliği öncü ve iradi güç olabilir.
Kültürel yozlaşma son yıllarda Bakurê Kurdistanda derinleşerek devam ediyor. Faşist ve sömürgeci devlet en fazla bu alanda halkımıza ve değerlerimize yönelirken onun işbirlikçileri de kültürümüzün içini boşaltıp meta haline getirip ya da karikatürize edip yozlaşmanın önünü açmaktadır. Gençlik bu kirli ve sistematik politikalara karşı bilinçlenip hem kendini hem kültürünü savunan örgütlü bir güç ve yapıya dönüşmelidir.
Son yıllarda özellikle Bakur’da devlet destekli geliştirilen çeteleşme, fuhuş, ajanlaştırma ve uyuşturucu toplumumuz için büyük risk ve tehlike olarak yaygınlaştırılmaktadır. İşgalci devlet elli yıl savaşıp teslim alamadığı halkı bu kirli politikalarla yozlaştırıp teslim almayı hedeflemektedir.
Yurtsever gençlik yerelden başlayarak devrimci değerlerimize bağlı olarak kendini örgütleyip bu çeteleşmelere karşı tavizsiz müdahale etmeli ve sürekli mücadele eden bir mekanizma oluşturulmalıdır. Çetelerin dayatma ve tehditlerine karşı halkımız ilgili kurum ve kişileri esas alıp çetelere taviz vermemelidir. Toplumsal ahlak ve değerlerimizi en fazla kemiren ve aşındıran bir başka tehlikede Kuzey Kürdistan’da geliştirilen fuhuş ve uyuşturucu politikalarıdır. Özellikle Amed merkezli ve birçok kürt şehirlerinde sistematik biçimde fuhuş ve uyuşturucu ağları geliştiriliyor. Değer ailelerimiz başta olmak üzere birçok yurtsever insanımız bu bataklığa çekilmek isteniyor.
Bu bir sömürgeci devlet politikasıdır. Uyuşturucu ve fuhuşa sürüklenen toplum iradesiz kalır ve değer yargılarından düşer. Buna karşı durmak ise güçlü politik ahlaki değer yargıları ile mümkündür.
Kürdistan gençliğinin güncel olarak en önemli öz savunma görevlerinin başında yukarda sözünü ettiğimiz üç önemli soruna karşı aktif müdahale ve mücadele edilmelidir. Yurtseverim diyen her genç hiç vakit kaybetmeden kendi sokağında mahallesinde ve şehrinde toplumsal öz savunma bilinci ile kendini örgütleyip tarihsel görev ve sorumluluklarını yerine getirmelidir.
Egîd Çetinkaya















